Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi ve evlilik birliğinden doğan diğer uyuşmazlıklarda müvekkillerimize hukuki destek sağlıyoruz. Hassasiyet gerektiren bu süreçleri hak kaybı yaşamadan yönetmek için yanınızdayız.
📞 Hemen İletişime Geçin: Aile hukuku süreçleriniz ve dava danışmanlığı için Bize Ulaşın veya ofisimizi arayarak gizlilik esaslı ön görüşme randevusu alın.
Aile hukuku uyuşmazlıkları sadece hukuki birer dava değil, bireylerin hayatının dönüm noktalarıdır. Her dosyada, hem bireylerin hak ve menfaatlerinin en üst düzeyde korunması hem de taraflar arasındaki sürecin (özellikle çocukların psikolojisi gözetilerek) en az zararla ve sürdürülebilir bir şekilde çözüme kavuşturulması önceliğimizdir.
Yardıma ihtiyacınız olursa lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. 1 iş günü içinde size geri dönüş yapacağız. Aceleniz varsa, hemen arayın.
Tel : +90 212 244 21 34
info@tunchukukofisi.com P.tesi – Cuma 09:00-18:00
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 gereğince, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır. Ayrıca eşlerin duruşmaya bizzat katılması ve hakim huzurunda boşanma iradelerini ve protokolü serbest iradeleriyle onaylamaları gerekmektedir.
Çekişmeli boşanma davalarının süresi; tarafların delil durumuna, tanıkların dinlenmesine, mal tasfiyesi ve velayet gibi uyuşmazlıkların karmaşıklığına, mahkemelerin iş yüküne göre değişir. Genellikle ilk derece mahkemelerinde süreç ortalama 1 ila 2 yıl arasında sürebilmekte, istinaf aşamalarıyla bu süre uzayabilmektedir.
Velayet kararında hakim için tek ve en üstün ölçüt “çocuğun üstün yararı”dır. Çocuğun yaşı, sağlığı, eğitimi, hangi ebeveynle daha iyi koşullarda yaşayabileceği ve kardeşlerin ayrılmaması ilkesi dikkate alınır. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarda annenin bakım şefkati ön planda tutulmakla birlikte, her somut olay kendi içinde değerlendirilir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği içinde karşılığı verilerek elde edilen mal varlıkları (gayrimenkul, araç, birikimler vb.) tasfiye esnasında yarı yarıya paylaşım esasına tabidir. Kişisel mallar (evlilik öncesi edinilenler, miras yoluyla kalanlar veya manevi tazminat alacakları) tasfiyeye dahil edilmez.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz (süresiz ibaresi şartlar değişmediği sürece geçerlidir) yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafaka alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya nafaka alan kişinin evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması (namussuz hayat değil, fiili birliktelik), yoksulluğun ortadan kalkması ya da vefat hallerinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Yasal Uyarı: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, aile hukukuna ilişkin her somut olay kendi özel koşullarına göre farklılık arz eder. Hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilir.
